Trabzon'da Bir Seans Odasından: Kendimize Doğru Bir Yolculuk


Karadeniz'in çabuk değişen havası gibi, bazen içimizdeki duygular da bir anda değişebiliyor. Sabah güneşli olan gökyüzü, öğle saatlerinde yerini ansızın gök gürültüsüne bırakabiliyor.
Duygular da tam olarak böyledir; bir saat önceki neşemizin yerini birden derin bir üzüntü kaplayabilir.
Ama nasıl ki gökyüzünde değişen sadece hava durumuysa ve gökyüzü hiç değişmeden orada kalıp hava durumuna ev sahipliği yapıyorsa, duygularımıza da bu şekilde yaklaşmak gerekir. Biz ev sahibiysek, duygularımız da evimize gelen geçici misafirlerdir. Onları içeri buyur edip ağırlayabiliriz; belki bir süre yatıya da kalabilirler. Ancak burada asıl ev sahibinin kim olduğunu unutmamak gerekir.
Bazen içimizden geçenleri en yakınımıza bile anlatamadığımız, kendi zihnimizin içinde sıkışıp kaldığımız günler olur. Böyle zamanlarda bir uzmandan destek almayı düşünmek bir güçsüzlük değil; tam tersine, kendinize gösterdiğiniz öz şefkatli bir değerdir.
Terapi Gerçekte Nedir?
Aslında terapi, bir başkasının size ne yapmanız gerektiğini söylediği bir akıl verme süreci değildir. Terapi; kendi hikayenizi yargılanmadan, tüm doğallığınızla ve güvende hissederek anlatabileceğiniz özel bir alan açmaktır.
Trabzon'da psikolog arayışına giren pek çok danışanımın da ilk adımda benzer kaygıları oluyor: "Beni gerçekten anlarlar mı?", "Doğru kişiyi nasıl bulacağım?"
Eğer siz de Trabzon'da terapiye başlamak veya ruhsal yüklerinizi biraz olsun hafifletmek istiyorsanız, arayacağınız en temel şey diplomasının ötesinde; kendinizi yanında rahatça ifade edebildiğiniz o güvenli bağdır. İster yüz yüze bir görüşmede aynı odada oturalım, ister online olarak ekran başında buluşalım; asıl önemli olan o iyileşme yolculuğuna niyet etmektir.
Eğer bugünlerde kafanızın içi biraz kalabalıksa ve bir yerlerden başlamak istiyorsanız, kendinize yüklenmeyi bırakıp derin bir soluklanın.
Zihninizin ve ruhunuzun dinlenmeye hakkı var.

Yorumlar